<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Doktora Tezleri / PhD Dissertations</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/49</link>
<description>Doktora programları altındaki bölümlerin koleksiyonları bu bölüm altında listelenir.</description>
<pubDate>Thu, 21 May 2026 15:27:27 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-21T15:27:27Z</dc:date>
<item>
<title>Depresyon ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/1078</link>
<description>Depresyon ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Süt, Ercan
Bu çalışmayla, toplumsal yapıda ve işgücünde oldukça önemli kayıplara yol açabilen majör depresyon olgusunun kişilik özellikleriyle ilişkisi olduğu hipotezini sorgulamak ve bu sorgulama sonrasında, hipotez doğrultusunda majör depresyona neden olabilecek kişilik özelliklerinin belirlenebilmesi amacıyla 16 PF Kişilik Envanterinde yer alan kişilik özellikleri ile majör depresyon arasında bir bağıntı olup olmadığı araştırılmak istenilmiştir. Çalışma kapsamında Beck Depresyon Ölçeği skorları bağımlı değişken ve 16 PF Kişilik Envanterinde yer alan 16 kişilik özelliği ise bağımsız değişkenleri tanımlamak üzere aralarındaki ilişkiler sorgulanarak bulunabilecek bağıntıların saptanması amaçlanmıştır. 5 Ocak - 9 Nisan 2015 tarihleri arasında yürütülen veri, toplama çalışması için, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'ne ayaktan başvurmuş, herhangi bir anti depresan tedavisi görmeyen, bedensel bir hastalığı bulunmayan bireylerden, Klinikte görevli Psikiyatri Uzmanlarınca Psikotik Bozukluklar ve Bipolar Bozukluk dışlanmak koşuluyla DSM-5'e göre Majör Depresyon tanısı verilmiş ve çalışmaya yönlendirilmiş bulunan ve gönüllük esası çerçevesinde çalışmaya katılmayı kabul etmiş bulunan, en az okur-yazar olma ve 18-65 yaş arasında bulunma koşullarını taşıyan 114 kişiye ve bağımsız bir sağlık kuruluşuna ayaktan başvuruda bulunmuş ve çalışmaya yönlendirilmiş olup, zihinsel ve bedensel sağlık sorunu bulunmayan, en az okur-yazar olma ve 18-65 yaş arasında bulunma koşullarını taşıyan ve çalışmaya katılmayı kabul etmiş bulunan katılımcılardan SA-45 Semptom Değerlendirme Ölçeği uygulanması sonrasında Klinik Psikoloji Uzmanlarınca herhangi bir ruh sağlığı sorunu olmadığı belirlenmiş olan 60 kişiye, rastgele olarak Beck Depresyon Ölçeği ve 16 PF Kişilik Envanteri uygulanmıştır. Majör depresyon tanısı almış ve almamış olan grupların Beck Depresyon Ölçeğinden elde edilen skorlarının karşılaştırılması sonucunda majör depresyon tanısı almış olan katılımcıların oluşturduğu grubun ortalamalarının tanı almamış olan gruba oranla daha yüksek olduğu görülmüştür. Normal dağılıma uyan ve uymayan bağımsız değişkenler açısından, Beck Depresyon Ölçeği skorları yüksek olan katılımcıların bağımsız değişkenlerle aralarında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Ulaşılan sonuçların belirli kişilik yapılanmalarını öne çıkardığı değerlendirilerek yapılan Faktör Analizi sonucunda 16 PF Kişilik Envanterinde yer alan kişilik özelliklerinden 15 tanesinin kendi aralarında faktörleşerek dört alt küme oluşturduğu, bu bağımsız değişkenlerin depresyona neden olduğu düşünülen kişilik özellikleri olarak belirli ortak tanımlamalar çerçevesinde gruplaştıkları dört alt küme içinde değerlendirilebilecekleri ve bu değerlendirmeye ilişkin olarak oluşturulan regresyon modelinin kişilik özellikleri ile depresyon arasındaki ilişkiyi açıklayabilecek bir yapıda olduğu görülmüştür. Belirlenmiş olan ve dört alt küme içinde gruplaşmış bulunan kişilik özelliklerinin ön yargılara dayalı bir bilgi işleme süreciyle biçimlendiği ve depresyonda psikopatoloji oluşumunda bu bilgi işleme sürecinin belirleyici olduğu sonucuna varılmıştır.
Doktora tezi.
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/1078</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Girişimcilik yöneliminin yüksek performans kültürüne etkisinin değer yaratmadaki rolü : Borsa İstanbul (Bist) 100 Endeksi’nde işlem gören işletmeler örneği</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/1239</link>
<description>Girişimcilik yöneliminin yüksek performans kültürüne etkisinin değer yaratmadaki rolü : Borsa İstanbul (Bist) 100 Endeksi’nde işlem gören işletmeler örneği
Pehlivan, Çağlar
...
Doktora tezi.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/1239</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Katma değer vergisi tevkifatına tabi işlemlerde iade, yaşanan sorunlar ve bir uygulama</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/1237</link>
<description>Katma değer vergisi tevkifatına tabi işlemlerde iade, yaşanan sorunlar ve bir uygulama
Erol, Duygu Kurt
...
Doktora tezi.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/1237</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Filial terapinin bakım elemanlarının öz-yeterlik ve kaygı düzeyleri ile korunma ihtiyacı olan çocukların davranış sorunları üzerine etkisi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/1236</link>
<description>Filial terapinin bakım elemanlarının öz-yeterlik ve kaygı düzeyleri ile korunma ihtiyacı olan çocukların davranış sorunları üzerine etkisi
Yavuz, Sevil
Bu araştırmanın amacı Filial terapinin bakım elemanlarının öz-yeterlik ve kaygı düzeyleri ile korunma ihtiyacı olan çocukların davranış sorunları üzerine etkisini incelemektir. Araştırmaya İstanbul ili Bahçelievler Şeyh Zayed 0-12 Yaş Çocuk Yuvası'nda çalışan 21 bakım elemanı ve 3-4 yaş grubundaki 70 korunma ihtiyacı olan çocuk katılmıştır. Araştırmada deney grubunda 21 bakım elemanı ve ilgilendiği 33 korunma ihtiyacı olan çocuk ile kontrol grubunda 37 korunma ihtiyacı olan çocuk yer almıştır. Bakım elemanlarına, 10 haftalık Filial terapi eğitimi ve 3 oturum süpervizyon verilmiş ve deney grubundaki çocuklara 10 oturum oyun seansı uygulamaları sağlanmıştır. Araştırmada bakım elemanlarının kaygı düzeyleri Beck Anksiyete Ölçeği ile; öz-yeterlik düzeyleri Genel Öz-yeterlik Ölçeği ile; çocukların davranış sorunları Okul Öncesi Davranış Sorunları Tarama Ölçeği ile eğitimden önce, sonra ölçülmüş ve eğitimden 2 ay sonra da izleme testleri yapılmıştır. Araştırma sonunda Filial terapi eğitiminin bakım elemanlarının öz yeterlik düzeylerini arttırmada ve kaygı düzeylerini azaltmada etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca çocukların davranış sorunlarını azaltmada da etkili olduğu bulunmuştur. Sonuçlar ilgili alanyazın ışığında tartışılmıştır.
Doktora tezi.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/1236</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
